İlginç zamanlarda ilginç bayramlar yaşıyoruz. Bu bayram, bizim akraba ziyaretlerimiz bol telefonla aramalı, videoyla görüşmeli idi. Açıkçası ben bayram gelene kadar, bayramı eşofmanlarla geçirmeyi planlıyordum fakat bayram sabahı süslenme ihtiyacı hissettim. Fazladan bir takı, daha geniş bir gülümseme olmadan bayram başlayamıyormuş gibi. O sabah koşturmacası, son bir ortalığı toparlama, uzun banyo sırası, giyileceklere son bir ütü vurmak gibi adetlerimiz ne kadar gereksiz olsa da bir bir uygulandı. Zaten tatlılar, tuzlular, şekerler, çikolatalar önceki günden hazırlanmıştı. Artık günlerce ekmek yerine pastayla, şekerle besleniriz. Tabi Fransız Devrimi şok:)

Espriler bir yana, bu bayram maalesef ki herkesin dediği gibi buruk bir bayram. Birçoğumuzun günleri hissetmek istediğimize tezat, endişeli ve eksik geçiyor. Ancak bunun ardında da bir hayır vardır. Belki de bu vesileyle bir sonraki normal bayramı daha doya doya yaşarız. Belki de bu bayramın kolaylığına alışır, ziyaretlere çevrimiçi devam ederiz. Kim bilir, belki seneye böyle bir bayram yaşadığımızı bile unutmuş oluruz, her şeye kaldığı yerden devam ederiz. Bakalım, ilerisi bize ne gösterecek. Önemli olan, acaba “şimdi” bize ne öğretiyor?

Allah (c.c.) bize, bu ilginç zamanların öğrettiği değerli dersleri öğrenebilmeyi nasip etsin. Onun bizim için değerli kıldığı bu özel günleri, bayramlarımızı, onun istediği gibi yaşamamızı sağlasın inşallah.  Âmin.